Eski fotoğrafların
Kokusunundan hatıraları tek tek ayıklar gibi
Pencere içlerinden perdeleri aralayıp
Yağmurun bir anda yeksân olması gibi
Gümüş bir tastan
En saf halimizle su içer gibi
Hangi deniz fark etmez
Ele geçen ilk taşı heyecânla kaydırır gibi
Sokaklarını ezberlediğim direk kenarlarında
Karadut’un o en muhteşem lezzetinde çocukluğumu tadar gibi
Kimler geldi, kimler geçti saymadım neslimizden
Ha bir varmış, ha bir yokmuş
Sevgileri, saygılarıyla bir yumak olmuş gibi
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder