"Herkes, önünden geçen bir ayna gibidir."













22 Şub 2011

GİRİTLİ DOĞULUR


Girit’te doğmadan Giritli olmanın ne demek olduğunu gerçekten bunu ruhunda hissetmeyen anlayamaz.

Dün akşam Lozan Mübadilleri Vakfı’nın önderliğinde 2009 yılında gerçekleşen Girit Gezisi’ne ilişkin dvd’yi tekrar izledim.
“Ben bu görüntüleri her izlediğimde böylesine heyecan duyuyorsam, garip bir sarsıntı hissediyorsam Girit’e gidince neler yapacağımı kestiremiyorum” diye düşünmüşümdür hep. Müfide Pekin Hocamız ne güzel anlatıyor ilk gidişini, o sokakları arşınlarken kendinden geçişini. “Ben de kesin böyle olurum” dedirtiyor.

Sadece bizim değil, Anadolu’dan Girit’e giden Rum mübadiller için de durum çok farklı değil. Zaten nasıl farklı olabilir ki?
Onlar da, neredeyse bir asra yakın bir zaman önce, yer neresi yurt neresi bilemeden göçtüler.

Benim Hüseyin Dedem Girit’ten İzmir’e 6 yaşındayken gelmiş. Annemin anlattığı kadarıyla; annemin babaannesi Emine ve dedesi Rasimaçi, “hüzünlü” ile “yaslı” arasında bir tanıma uyan görüntüler çiziyorlar benim zihnimde. İçine kapanık, pek kimseyle ahbaplık kurmayan, belki de kuramayan, Ada’daki hayatlarını paylaşmayan, kendi hâllerinde yaşamışlar. Üstad İskender Özsoy’un dediği gibi “İki vatan yorgunu” olarak hepimizin artık ebedîyete göç eden yakınlarımız, büyüklerimiz var. Vatanlarının “orası” mı, “burası” mı olduğuna daîr ne sorulsa duraksayarak cevap verirlerdi sanki.

Kendi ailemin geçmişini arzu ettiğim kadar öğrenemedim ben. Araştırmalarım neticesinde, bazı mübadillerin ve mübadil çocuklarının paylaşımlarından anlamaya çalışıyorum bir çok duyguyu, ama bu pek mümkün değil elbette. Yaşamadan bilinemeyecek, çoğunluğu “acı” anılarla dolu geçmişlerini anlatırlarken gözleri hep dalgın, cümleleri illâ ki kesik kesik, bir yerlerde hep birşeyler eksik.

Mübadil çocukları ve torunları olarak bizlere bu kadar sirâyet etmiş bu “hüzün” dalgası sanırım içimizden hiçbir zaman sökülemeyecek. Ben kendi adıma buna gönüllüyüm zaten. Sökülmesin. Dedemin vefat ettiği 85 yaşına kadar gözünün ucundaki o pek kıymetli bir damla yaşın hatrı var.

Dedem 6 yaşında İzmir’e gelmiş. Geçmişini hatırlamakta zorluk çeken bir çocuk. Ben onun torunu. Garip…
Ben eminim, Giritte doğmasam da Giritli olmak bir ruh hâlidir.