
Fırtınanın nerden ve kimden
Gelip geçtiğine bakmak istemiyorum
Vakit bu vakit değil belki de
Karşılaştığım saatlerin yüzlercesinin
Son sürât geçişine
Gönül yormak istemiyorum
Yetti, arttı
Sarsıntısı geçmedi
İnsanların “kadar” larıyla savrularak
Sarsılmayacağımı bildiğim hâlde kökten uca
Bilip bilmeden / ben ne yaşıyorum bilmeden
Tamamlanmamış adımlarla
Kovalıyorum düzlükleri
Aslen, önümdeki yokuş bir sır gibi
Anlatacak birini de bulursam
Üstüm başım toz toprakmış, aman umursamasın
Hayatı mı romana geçirmek
Yoksa roman gibi hayatı mı geçiştirmek
Mutluluk nedir meselâ, seyredenler söylesin
Beni birkaç cümle ile saran
Yapraklar söylesin
Yaşam, her an kendimizi temize çekme sanatı mıdır?
Bilen bir adım öne çıksın, söylesin

