
Uzaktan resmi görünce
Bi’ taşın en sakin yerine oturdum / gözüm dalmıştı
Denizin yankısı mı bilmiyorum / derindi
Renklerle kolkolaydı /bi’ sahilin en uç noktasındaydı
Buğulandı semâ, toz dumana karıştı
En olmadık hâliyle kanım damardan ter yüz oldu
Kendi kendine şaştı
Kıyıları saymadım / kıvrımlıydı
Köşeden güneşe uzanan bi’ veranda gibi yakınımda
Kapıda üstüne köpek almış gönüllü bi’ paspas
Manzaraya doğru sarmaş dolaştı
Hayat bilmediğim yerlerden soruyordu
Gelincik miydi yürek tel tel / dal dal
Taşların arasından / duvar diplerinden sesi geliyordu
Hapsolmayan ruhun isyânına denk geldim diyordu
Bi’ taşın en sakin yerine oturdum / gözüm dalmıştı