"Herkes, önünden geçen bir ayna gibidir."













24 Ara 2009

EŞYA DEĞİL Kİ HİÇ BİRİ


Kapının girişindeki ağacın
Dalı yere eğilmiş bugün
Elim kolum doluydu ama
Uzandım sessizce öptüm bi' yaprağından
Sanki beni duyacak gibiydi

İçerden, penceresi açık odadan
Mavi kepenge değe değe
Keten perdenin ucu
İçerde mi dışarda mı belli değildi
Uzandım ona da, sevdim, gönlü kalmasın

Sandalyelerden biri, diğerlerinden ayrı düşmüş
Farkında olmadan
Üzerinden anneannemin işlediği beyaz minder
Kenarı kıvrılmış
Uzandım düzelttim, yaklaştırdım
Birbirleriyle kaynaştırdım hepsini

Eşya deyip geçmem ben
Yaşama yaşam katan
Ömrü bereketlendiren ne varsa etrafımızda
Ha bir eksik ha bir fazla
Bizle yaşıyorlar ya
Uzanıp sevdim ben hepsini, seveceğim her zaman

BELKİSİZ


Aynı bi' martının karşımdaki çatıda
Yağmur altında durduğu gibi
Düşünüyorum
Başımda bi' gökkubbe olmuş
Fotoğraflar geçiyor
Birini seçip, beğenip, alıp
Türlü hikâyeler kuruyorum
Senli, sensiz, benli, bensiz
Belkisiz

Rengi, âhengi hoşuma gitmezse
İlâveler yapıyorum kendimce
Bi' ağacın bi' dalına
Yüklediğimiz binlerce hayâl gibi
Yakışıyor

Denizli meselâ bi' tanesi
Kâh olanca göz kamaştırıcı mavi
Kâh delice beyaz
Süzülüyor dalgalar dalgalar içinde

Böyle dalıp gitmeleri
Çok seviyorum

Martılı, denizli
Ve
Belkisiz