"Herkes, önünden geçen bir ayna gibidir."













5 May 2009

ÇOKTAN SEÇMELİ...HAYAT...VE GAMDAN AZAD...

Çoktan seçmeli hayatlarımızın,bir son söze, bir son nefese muhtaç gönüllerimizin, iz düşümü gibi başlar her hayat.Neye doğduğumuzu, neyle doyacağımızı bilmeden.
Ve açlığın sadece gıdadan öte olduğunu kaç kişi bilebildi...?

Bir kayanın, bir köprünün, bir kayığın en keskin kenarından kollarını sarkıtmış, gözlerinde efkâr, gözler duman duman.Kırlaşmış saçlarında binbir an’ın gamı, tasası…
Ama bilmeliydi ki “O, gamdan azadederdi her gamlı kulu”

Yolun bir köyden, bir kentten başlaması önemli değildi.Başlamıştı işte bi leylek kanadı misâli, çetin ama mutlu ömre nefesi, hep beklenmedik güzelliklerle gelmeliydi.Kâinatın yaradılışından beri sevdâya daîr bi âşıktı o.

Alnı açık, yüzü her zaman bir nur’un habercisi.Yere her zaman ses getirircesine basışı, sarsılmaz teslimiyetindendi.Bir arpa boyunun hesabını hiçbir zaman yapmadı o.Önüne sunulan hayatın kaderiyle, cilvesiyle dertlenmedi.
O her zaman bilmeliydi ki “Derdi ona derman idi”

Aslına uygun kurgular üstünde yürürdü yolda, adım adım…Hiç koşmadı o.Yürek koşmaları ise hep vardı, varolacaktı, nefesi yettiğince.

Elleri herşeyin aynasıydı.Ne gördüyse o yansıdı, ne verdiyse, ne aldıysa.Yürek neyi bilediyse onunla gör’dü, onunla işit’ti, onunla oku’du.

Hiçbirşeyin yetmediği an’ları oldu…Herşeyin fazla geldiği de.
Sır’ra mahzar yolların varış noktası hep muamma.
Ama ümidin en kallâvisini, bi kapının tokmağına, bi pencerenin pervazına takan eller değil, gönlüydü, bildi.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder