"Herkes, önünden geçen bir ayna gibidir."













8 Eki 2009

HİÇ Mİ...?


Hangi "hiçlik" bi' hiçlik doğurur
Ve gölgesi olur açık bir yolun
Tek tek kelime dizmeden
Bir hikâyeden bir romanı
Kim yazdırır

Şeffaf, saf bir hayâli var elimde
Yalnız benim görebildiğim
İpek bir ipin
Bi' ucundan tutuyorum

15 Eyl 2009

UZAK


Herşeyin bir boşluğa savrulduğu
An'lar da varmış
Nihayetinde bunu da duydun, gördün
Halbuki sen
İnce bir daldan daha incesin
Sevgili yüreğim

Fırtınaların açık denizlerde değil yalnız
Yanıbaşında, dizdiplerinde yaşandığına
Ay kadar bariz
Şahit oldun sen
Çünkü o da bir sebep uğruna
Çekip gider ya
Günün sonunda / gitmeseydi, ne güzeldi desen de

Senin hayattan değil
Hayatı ömre çevirme sırasında
Senden ömrün doğduğu noktada
Kol kanat azadolmasın diye titrer sesin
Razı olduğun tek bir nefestir
Akar gider bakarsın ardından
Su gibi

Seni sevgili yüreğim
Varlığını herşeyinde kavradığın
Bir tel, bi yay ile
Lime lime keser
Ezer geçer
Yerle bir eder

Hani mevsimsizdik dediğin an'ların
Hatrı kalmaz
Gözünün yaşına tahammülsüzdür
Bu yüzden toz duman bir hiç kalır artık
Sen bînefes

Can dediğin
Bildiğin, tanıdığın tüm hallerinden
Es ister
Bir çift söz ile toplar
Kezâ bir nokta ile dağıtır

Ve sonsuzluk
Uzak olur
Sevdiğim, güzel yüreğim benim
Ne acıdır, ezberler tümden bozulur

1 Eyl 2009

KABUL


Daîmi mahsunluğumun
En ince noktasına
Gün be gün oya gibi işlenen
Tadların, tuzların ve hayatın
Gözü duman
Gönlü su

Farkedilen bir gelip geçicilik hâliyle
Ama her zaman
Bir iz bırakan rüzgarlarıyla
Ömrümüzün
Şikayetsiz ve isyansız
Muhteşem sürprizlerine de
Göğsümü açtım ben
Bu noktada, her zaman ve hep

24 Tem 2009

NEFES İŞTE...


Uzanınca yanıbaşımdan
Yüzü güzel, bahtı karışık bi’ kadın çiçekçi
Bi’ el gibi tuttum demetten
Dikensizdi dallar, hayret
Yapraklar dağınık
Ateşten bi’ renk
Rayîhası katmer katmer

Hayr'a yoralım
Son nefese kadar saklanacaklar artıyo çokk şükür
Artsın, büyüsün her gün, her an ve daima

22 Tem 2009

YOKUŞTA

Bir yokuşun tam ortasında
Bi’ saatin ucunda değildir
Hesapsız ve sakin zaman
Ve bilmiyoruz
Kaç defa durur

İstanbul’da alınan bi’ yudum
Ab-ı hayat tadında gelir
Gelen geçen insanlara inadeder
Gönüller açar büyük büyük
Ve bilmiyoruz
Kaç defa vurur
Vurur
Vurur
Vurur

25 Haz 2009

SORULAR HEP


Bir anahtarın ucuna
Kaç hayâl sığdırabilir bi’ insan

Görmeden, tatmadan
Dokunmadan
Hangi akîdeyle
Zaman, mekân silinir

Eldeki kelimelerle
Ne kadar mesafe alınabilir

Bir ovanın sınırsızlığında
Kaç kulaç atılır

Havadan, sudan
Bîkenar hayatlarımızdan
Çıkıp
Bir kozalağın üstüne
Nasıl bir destan yazılabilir

23 Haz 2009

SEN

Sabah yine sesin geldi
Öyle kalktım yataktan
Beni çağırıyosun
Her sabah ve aynı saatte bıkmadan

Güzelim, canım
Beraber uyanalım gel

Her defasında
Bir ilk gibi
Saralım sarmalayalım birbirimizi
Gel

Böylece
Seni kıskanan kediler
Bir daha kırmasınlar
Bu ebrulî camlarımızı