"Herkes, önünden geçen bir ayna gibidir."













30 Kas 2010

MİM :)




Sevgili deep beni MİM'lemiş sağolsun, varolsun.

Konumuz bir kitaptan sevdiğimiz bir cümle...
Ve fakat ben hayatıma düstur edinmeye çalıştığım bir kıssayı paylaşmak istedim. Kitabımız Ken'an Rıfaî'den > Sohbetler...

"Öğrencisi hocasına sorar;

- Hocam, bilmekten alâ ne var?

Ken'an Rıfaî'nin cevabı;

- Bilmemek...!"

Bu mim'i şu an paylaşmak için blogger dostları arasında seçim yapamadım...
Farklı bir konu ile ileri ki günlerde paylaşsam sevgili deep kusur görmez umarım :)

Sevgi ve selâm ile.

9 Kas 2010

NAR GİBİ




Gün, günden dönerken yavaşça
Gönlümüzün güzellik bereketi nar gibi olsun

2 Kas 2010

YA BEN?


Çiçek gibi uzanmış, nice Arnavut kaldırımlarına bastı ayaklarım
Hiç birinin izini silmedim ki ben; en derininden, en yüreğimden

Silip süpürdü eteklerim, arkamda bıraktığım nice sonbaharlar soludum
Belki onlar son değildi, herşeyin ilkiydi, başlangıcıydı
O içimdeki en olurundan ve en yorucu, bir o kadar da en büyük patlamalardı
Sabırsızca baktığım renkleri az mı susturdum

Göğsüm gibi ak bir güvercin, uzaktan yakınlaşan sırma bir kanat üzerinde
Seherleri mi gecelere bağlayan bir ince urganı sımsıkı, tutmuştum
Her şey mi bir hâyaldi
Ya ben
Ya ben en şahanesinden bir hayâlperestin ta kendisi miydim?

12 Eki 2010

BİR'DEN


Bilmediğimiz aşikâr bir ebed ile
Yaşadığımız bir zamanın sırma telidir ya her an
İçerden içeri suâldedir düşüncelerle benlik

İnceliklerle işliyoruz kutbûmuzu , oldu mu olmadı gâilesiyle hani
Kâh sendeliyoruz sitemler içinde
Kâh vakûr olup göz göz sığınmak istiyoruz en kuytusuna ruhun

Hâli hatra kavuşturup kâlpten bir yol açarcasına
Her basamağa varış ile, menzilin müjdesini kaparcasına
Yine fakr, yine yalınayak, yine bir'den
Bahşedilmişcesine dilden çözülsün manâ

20 Eyl 2010

GÜZELLİK


İstanbul aynı İstanbul belki ama
Her günün ruhu başka zuhur onda
Ortalık kızıl deryâ
Az ilerde bir bayrak var, hür
Bu yüzden mi bu akşam da böyle feryâd figân dalgalanıyor
Boşuna dememiş şâir "Üsküdar yanıyor"

17 Eyl 2010

GÜNLERDEN


İsmini unuttuğum çiçekler gibi
Hayatımın yitirdiğim kısmı
Düşmemek için tutunuyorum
Ezberden bildiğim tılsımlara
Günlerden belki İstanbul
Belki kısmet kalemin en keskin ucunda

Ateşten mi sudan mı
Yer değiştiriyor hâresi ayın
Deniz üstünden, dağ başından
Sanki sehere vuran zamandan
Bereketli, sırdaş olmuş akıyor
İçimi sonsuza varan
Bir avuç gülsuyunun kokusunda

Yoklamada hep varoldu âşk
Şükreden nefes, işiten gönül
Heryerimiz nâr
Herşeye sabreden hâlimiz yine de kor
Günlerden belki İstanbul
De ki kolay, de ki zor
Ömür adım adım yürümekte
Bir masalın en mahsun tarafında

15 Eyl 2010

GÜZ İÇİN


* Geçen bahar yaptığım mevcut CD’lerimin index çalışmasına ilâve olarak mevcut kitaplar için de böyle bir çalışma yapmak. Okunma aciliyeti olanları belirlemek.

* Takip etmeyi istediğim kurs/workshop ve türevleri için araştıma yapmak. Fakülte yıllarındaki kadar olmasa da konulara ilişkin lâyığıyla ders çalışmak.
40 Haramiler'in Profesyonel Fotoğrafçılık Kursu 1.sırada.
Kısmetse Ekim-Kasım’da.

* İlgi alanlarımın dışında çok alâkasız birkaç konu hakkında detaylı fikir sahibi olabilmek için ARGE çalışmaları yapmak.

* İstanbul içinde seneye yaza kadar gezilmedik, görülmedik, bilgilenmedik, fotoğrafı çekilmedik Camii bırakmamak. Derin bir çalışma yapılıp ve tez zamanda aksiyon almak. Olayı sadece Camii olarak sınırlı tutmamak, dere tepe İstanbul turları atmak.

* İstanbul'a yakın yerlere -aslen farklı kültürlere- uzanmak.

* Haluk Bilginer'in dahil olduğu bir tiyatro eserini izlemek. Kaçırdık cânım "Evlilikte Ufak Tefek Cinayetler"i.

* Olmazsa olmaz; spor, sağlıklı beslenme vs.

* Daha neler neler :)