"Herkes, önünden geçen bir ayna gibidir."













10 Şub 2010

Bİ' HARF İÇİN BİLE


Bi’ ışığın tam ortasından geçip
Elim, yüzüm ve gözüm önünde
Binlerce narâdan bi’ harf için bile
Serilebilir gönül
BİR bildiği bi ömrün tam içine
Çünkü her noktası
İyi niyetler içindedir, bilebildiğim


Bu yüzden
Merdivenin her basamağında
Ayrı ayrı serpiyorum
Çağlayanlara daîr ne varsa

Avuçiçindeki yürek değil
O yanılabilir
Mühim olan
Şehâdet eden dil

TATLI SANCISIYLA HAYATIN


Bu sabah da / her zaman ki gibi
Ben, ben içimde
Tanıdık tatlı sancısıyla hayatın
Çoktan, sesten yana uyandım

Parmak uçlarımda kalktım
Nereye bastığımın, nerden kuvvetlendiğim de belliydi
Gördüğüm ilk pencereden
Bi’ şarkının peşinden gibi sanki
Öylesine savrularak
Uçtum

Yeşildi, maviydi
Taştan duvarları sahiciydi
Tarih yazılmıştı / belliydi
İnişi vardı çıkışı vardı
Gördüm / benim gibi sabit değildi
Kolum, kanadım yelken oldu
Gözüm, bekledi / denizin derinini açtı
Yerden, yurttan sorgu suâl etmedim

Bildiğim ne varsa
Arkamda bıraktım
Yolun dikenlerine aldırmadan
Bi’ tek şeye inandım
İçime en çok sinen hâlimle
Diyorum ki
Ben ezelden
Sevdâlı doğmuştum
Belliydi

7 Şub 2010

YEKPÂRE BALLAR

Bi' kayığın ucundan kıyılara uzanan kıyametin
Nerden geldiğini nereye varacağını ben kestiremedim
Günler geçti / ömür ömür
An geldi lime lime eder oldu / ses etmedim
Az kaldı dedim

Kâh elim sudan / dümen üzeri geçti
Kâh gözüm gökkuşağından / yol boyu
Suret yanımdaydı / ruh da
Sessiz / kimsesiz
Aynı hat içinde döndüm
Pergelsiz

Kaşık kaşık beslediğim / yekpâre ballar tadında
Sınırlar ötesinden uçup gelen
Sınırsız bi' muhabbet kuşu
Benimle ağız birliği yapmış
Ben gölgemi o dakika buldum

Alnıma mı yazmış sahip
Her an'ıma göz göz güzellikler serdiğinden belli
Ben bu dünyaya ömürlere ömür katmasına şahit geldim

3 Oca 2010

KÖŞEBAŞI

Cevaplarından
Yüz düşürmemeye çalıştığım
Bi’ garip hayat varsa
Ki var
Soru sormaları da bırakmalıyım artık

Akılda deryâdan fena aslen
Belki bu yüzden
Kelimeleri kısır kalıyor dilimin

Başımdan bi’ yazma sıyırır gibi
Ayaklarım yönsüz yurtsuz
Güneşe dönüp yüzümü
Bi’ çırpıda denizi tam karşımda bulmuşçasına
Şaşırmak istiyorum

Köşelerinden dönüp bi’ sokağın başındayken
Kolumda hayatımın
O an, o dakika durmuş gibi saati
Hasret neymiş
Ab-ı hayat neredenmiş
Öyle hayâl meyâl fark etmez
Öyle denk gelsin istiyorum

1 Oca 2010

YİNE YENİ YENİDEN / HANGİ BASAMAK

Bi' mazi, bi' gelecek
Ha geldi, ha gidecek
Bütünlük / biraz da sonsuzluk hissiyle
Bilmediğimiz ve hiç karşılaşmadığımız
Önümüze serilmiş
Kimi tadından yenmeyen
Kimi nerden gelip, nerden vurduğu bilinmeyen
Seneler, ömürler ve yüzler

Hayatımızın
Hangi basamağındayız kimbilir

Bu sene de
Umutla, sonsuz bi' istekle
Ben yine hayâller kurmaya devam edeceğim

Hayr'larla gerçekleşmelerini dileyerek / hepimiz adına
Her zaman
Ve hep

TAM TESLİMİYET


Ne çabuk geçti
Daha dün çocuktum oysa
Sokağımızda ayak izim var

Köşedeki ağacın dalında
Belki saçımın bi' teli
Çamların arasında
Şimdi ki gibi sakin oturmuşluğum var

Okumalar arası telaşım
Eşe, dosta selamım
Hâl ve hatrım var

Denizin kenarında gözümün yaşı
Kâlbimin tadı tuzu
Dağılan dalgalar gibi
Herşeyim orda var

Hiç bilemediğimiz kaderin
Ordan oraya yazdığı, çizdiği
Ömrümüzün karış karış örülüşü
Kimi zaman kıyı köşe yıllara süzülüşü
Ve elden bi' şey gelmez pek


Bu hayata
Tam teslim oluşumuz var

PUSULA

Mektupların üzerine pusula koysam
İki yönü gösterir bende
Biri kâlp biri kâbe

Bilinmez, keşifsiz
Hesapsız, koşulsuz
Bi' lisan gibi dilden çıkanları
Hayr'a yorsam hep bu şekilde

Binbir mis çiçekle taçlandırdığım
Dualarımı ve aminlerimi
Yıllarca biriktirdiklerimi
Keşfe çıksam
Ve biliyorum
Bu defa, o kâlp tek bi' yön gösterir
Koskoca âlemde